Saturday, September 20, 2014

Haydarpaşa



Herkese merhabalar,
Bugün Kadıköy Belediyesinin düzenlemiş olduğu Işık ve Zaman adlı fotoğraf sergisini ziyaret ettik. Benim için tarih kokan harika bir gündü. Mimarisine aşık olduğum bir mekandır Haydarpaşa ve burada fotoğraf çekmek de bir o kadar harika. İnsan zamanın nasıl geçtiğini unutuveriyor.



Önce sergiyi dolaştık ve o birbirinden güzel fotoğrafları inceledik sonra da sizler için birkaç kare çektik. Uzun zamandan beri böyle güzel bir fotoğraf çekimi yapmamıştım bu yüzden fotoğraflarımı çeken ve beni bu güzel günde yalnız bırakmayan kuzenime teşekkür ediyorum. :)

















Çekimden sonra bir şeyler atıştırmak için Kahve Diyarı'na uğradık ve ne zamandır canımın çektiği o waffle ile midemi buluşturabildim. ^.^



Giydiklerime gelir isek;
İnce trikomu annemin giymediklerinden aldım. Bir zamanlar örmüş ama ne zaman örmüş onu bile hatırlamıyor. Ben bulup çıkarınca "Aaa o nerden çıktı?Ben neden giymiyorum ki bunu?" oldu kadın siz düşünün artık. Pantolonumu Balıkesir'de bir mağazadan almıştım. Ayakkabılarım ise Bershka'dan ve severek giyiyorum. Çok rahatlar. Çantam Accesorize, gözlüğüm Mango ve son olarak yüzüklerim ise Kadıköy'deki bir takıcıdan.



Bir still postunun daha sonuna geldik. Beni güncel olarak takip etmek isterseniz instagram hesabımı
-burada- takibe almayı unutmayın. :)

Bir sonraki posta kadar kendinize iyi bakın ^.^

Thursday, September 18, 2014

Sonbahar Geldi!

Herkese merhabalar,
Çok uzun zamandır stil postu paylaşmadığımın farkındayım ve bunun için sizden çok ama çok özür diliyorum. Ne fotoğrafımı çekecek birini bulabiliyorum ne de makineyi bir yere sabitleyip evin içinde çekim yapmak istiyorum. Ama artık İstanbul'dayım ve yine makineyi kuzenimin eline tutuştururum! ^^ Neyse gelelim bugüne... İstanbul'da uzun süredir beklediğim o yağmurlu hava sonunda kapımızı çaldı. Beni biliyorsunuz sıcak havaları çok sevmiyorum ve kış gelsin soğuk olsun diye resmen dualar ediyorum. Ehehehe soğuk sevmeyenler vuracak beni de neyse :)

Gelelim giydiklerime... Öyle çok ilham verici bir şey giydim diyemeyeceğim. Sıradan siyah bir pantolon, gri t-shirt, spor ayakkabı ve trençkot. Böyle havalarda giydiklerimi trençkotla tamamlıyorum.



T-shirt: Koton
Pantolon: Bershka
Trençkot: Koton
Ayakkabı: Adidas
Çanta: Accessorize

Friday, September 12, 2014

Watsons Ballı Saç Maskesi


Herkese merhabalar,
Dün dönüşünü kutladıktan sonra ilk iş özlediğim blogumda bir yazı yayınlamak olacaktı elbet. :) Buna da bir aydan fazla bir süredir kullandığım Watsons Ballı Saç Maskesiyle başlamaya karar verdim. Sevgili Mine sayesinde tanıştığım bu saç maskesini çok sevdim. Neden mi? Bildiğiniz gibi saçımdaki kızıl boyadan kurtulmak için saçımı çok koyu bir kahveye boyattım ve kızıldan neredeyse kurtuldum. Şimdi kendi saç rengime dönmek istiyorum bu nedenle saçımın rengiyle oynayamam. Saçımdaki boya ise artık zamanını doldurdu ve saçım keçe gibi olmaya başladı. İşte bu saç maskesi ise tam o anda yardımıma koştu.



Şampuandan sonra haftada bir kere uyguladığım -normalde 2- saç maskesinin çok yoğun bir kıvamı var saça resmen yapışıyor. Ama bu sizi korkutmasın çünkü durulaması bir o kadar kolay. Düzenli olarak her cuma saçlarıma uyguladığım maskenin bana faydası ise saçımın kurumasını önlemesi. Bence saç yumuşatıcılarından bile daha iyi. Kokusu ise bir harika. Sevgili Mine ballının kokusu daha güzel diyince benim elim de hemen ballıya gitti. ^^



Ürün hakkındaki tek şikayetim ise ambalajı. Plastik sarı bir kutusu var. İyi hoş güzel ama kapağı çok gevşek. Yolculuk esnasında bir kere az da olsa dökülme yaşadım ve bundan sonraki yolculuklarımda sarıp sarmaladım resmen. Yukarıdaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi kapaktan böyle taşmalar yapabiliyor.

Ürünün fiyatı ise gramajına göre çok uygun. 10 TL -yuvarladım- gibi bir fiyata sahip bu ürünü tüm Watsons mağazalarından temin edebilirsiniz. :)


Sizin kullandığınız saç maskesi var mı? Varsa neler? Benime paylaşmayı unutmayın! :)